Okuma süresi: 4 dk

COP29 – Ben Bu İşi Niye Yapıyom Ki?

COP29 Konuşulanlar, Çıktılar ve Dahası

İzmirli bir rapçi var İndigo isimli. Uzun süredir yeni müzik üretmiyor ama önceden çok sıkı takipçisiydim. Sevdiğim şarkılarından biri de ‘ben bu işi niye yapıyom ki?’ isimli şarkısı. Verebildiği tek cevap ta ‘çünkü yapabiliyom’ oluyo. Ben de bu soruyu kendime sorduğumda cevabım ‘bolca kirli işin içerisinde küçük başarılar kazandık’ oluyor. Bugün sizlerle, dünyanın geleceği için kritik bir dönüm noktası olan COP29’u konuşacağız. İklim krizine karşı küresel iş birliğinin en önemli platformlarından biri olan COP zirveleri, her yıl daha büyük bir anlam taşıyor.

COP29’un gündeminde neler vardı? Kimler ön plandaydı? Ve en önemlisi, biz bu mücadelede nerede duruyoruz? Haydi, konumuza dönelim.

COP29’un Teması ve Kritik Noktalar

Bu yıl COP29’a ev sahipliği yapan Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, adil geçiş ve iklim finansmanına odaklanarak, iklim krizinin en çok etkilediği toplumlar için çözüm üretmeyi hedeflendi. Bir çok lider de toplantıya katılım bile sağlamadı. Bazı liderler keyfi nedenlerden bazıları da çeşitli bahanelerin arkasına saklandı. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri seçimleri nedeniyle Biden toplantıya katılım sağlamadı. Seçimi kazanan tarafın Trump olduğunu ve kendisinin iklim politikalarını de geçmiş tecrübelerimize göre düşününce bir daha COP’a katılım sağlamayacaklardır.

Dünya liderleri, yıllardır tartışılan ancak bir türlü çözülemeyen konuları yeniden masaya yatırdı:

Temalar ve Kritik Noktalar: • İklim Finansmanı: Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum sağlamaları için finansal destek sağlaması gerekliliği vurgulandı. Özellikle, 2025 sonrasında geçerli olacak yeni bir iklim finansmanı hedefi olan Yeni Kolektif Nicel Hedef (NCQG) üzerinde müzakereler yapıldı. 

Fosil Yakıtlardan Çıkış: Kömür ve diğer fosil yakıtların kullanımının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişin hızlandırılması konuları ele alındı. Ancak, fosil yakıtların aşamalı olarak bırakılması konusunda somut bir anlaşma sağlanamadı.

Kayıp ve Zarar Mekanizmaları: İklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerin maruz kaldığı kayıp ve zararların tazmini için fonların oluşturulması ve etkin kullanımı tartışıldı. Bu konuda bazı ilerlemeler kaydedildi. 

Çıktılar: 

Karbon Piyasaları: Paris Anlaşması’nın 6.4 Maddesi kapsamında, uluslararası karbon kredisi ticaretinin düzenlenmesi için kurallar belirlendi. Bu adım, karbon piyasalarının şeffaflığı ve etkinliği açısından önemli bir gelişme olarak kabul edildi. Karbon piyasaları bazı aktivistler için greenwashing aracı gibi gözükse de, şu ana kadar çözüme giden yolda desteklerini gördük bolca. 

İklim Finansmanı Taahhütleri: Az gelişmiş ülkeler 1.3 trilyon dolar finansman beklemekteydi. Gelişmiş ülkeler, 2035 yılına kadar yıllık 300 milyar dolarlık iklim finansmanı sağlama taahhüdünde bulundu. Ancak, bu miktar bazı gelişmekte olan ülkeler tarafından yetersiz bulundu ve daha yüksek hedefler talep edildi. 

Uyum ve Adaptasyon Planları: Ülkeler, iklim değişikliğine uyum sağlama ve direnç geliştirme amacıyla ulusal adaptasyon planlarını hazırlama ve sunma konusunda teşvik edildi. Bu planların 2025 yılına kadar tamamlanması hedeflendi. 

COP29, iklim değişikliğiyle mücadelede bazı ilerlemeler kaydetmiş olsa da, özellikle fosil yakıtların aşamalı olarak bırakılması ve iklim finansmanı konularında daha somut adımlar atılması gerektiği yönünde eleştiriler aldı. Bu nedenle, gelecekteki zirvelerde daha kararlı ve etkili politikaların geliştirilmesi bekleniyor.

Türkiye’nin Rolü ve Katkıları

Türkiye, son yıllarda yeşil enerji ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda önemli adımlar attı. Rüzgar ve güneş enerjisine yapılan yatırımlar artarken, karbon nötr hedeflerine yönelik ulusal katkı beyanları (NDC’ler) uluslararası arenada dikkat çekiyor.

COP29’da Türkiye’nin öne çıkması beklenen iki konu var:

  1. İklim Finansmanı: Türkiye’nin, gelişmekte olan bir ülke olarak bu fonlardan daha etkin yararlanması ve projelerini hızlandırması hedefleniyor.

  2. Bölgesel İşbirlikleri: Özellikle Orta Doğu ve Akdeniz bölgesindeki ortak çevre projelerinde liderlik rolü üstlenmek.

Bu konuların Türkiye’nin küresel konumuna nasıl katkı sağlayacağını hep birlikte göreceğiz.

Gençlerin ve Aktivistlerin Sesleri

COP29’da genç aktivistlerin sesleri hiç olmadığı kadar güçlü gibi gözüküyordu. ‘Bizler, bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif birer katılımcısıyız’ demeyi çok isterdim fakat tam olarak öyle değildi. Bu konu ile ilgili bir yazı yazdım. Onu UNDP’nin web sitesinde bulabilirsiniz. Kısaca gençler neyi talep etti diye sorarsanız şunları söyleyebilirim;

  1. İklim Adaleti: Özellikle küresel güneyin sesine daha fazla yer verilmesi.

  2. Adil Geçiş: Enerji dönüşümünün, işçileri ve yerel toplulukları mağdur etmeden gerçekleştirilmesi.

  3. Gençlerin Karar Mekanizmalarında Yer Alması: Zirve kararlarına gençlerin aktif katılımını sağlamak.

Kapanış

Bu toplantının çıktıları biraz umut verici gibi gözükse de benim için daha büyük bir gerçeği gözler önüne serdi. COP toplantıları sayesinde iklim krizini çözemeyeceğiz. Çünkü bu toplantılar insanlık tarihindeki en büyük tehditi durdurmaya çalışmak yerine ‘iklimciler fuarı’ haline gelmiş. Sadece gezip, networking yapmak isteyen şov peşinde koşan tüm özel sektör çalışanları orada. Gerçekten problemin çözümüne hiç katkınız yoksa, niye oradasınız merak ediyorum. Mermer işinde olan şirketler her yıl mermerciler fuarlarına giderler. Teknoloji şirketleri teknoloji fuarlarına. Bizim ‘sürdürülebilirlikçiler’de iklim fuarında yani COP’dalar. Bu söylediklerim öznel yorumlar ve sadece beni bağlar. Bu podcast serisinin yapısına belki aykırı olabilirler ama arada içimi dökmezsem olmaz.

Seneye Brezilya’da COP30 düzenlenecek. Çözüme ulaşılamamış 30 toplantı demek olacak belki de. Yine de içimizi karartmamaya devam. Sonraki bölümde öznel olmayan şeylerden konuşmaya devam edeceğim merak etmeyin. Şimdilik Oğuz kaçar. Kendinize iyi bakın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Skip to content